ÖNCEKİ SUREYLE BAĞLANTISI
53. sure Necm Suresi son bölüm ayetleri, 38-44. ayetler "İnsan için kendi çalışmasından başkası yoktur. Hiç kimse başkasının günah yükünü yüklenemez, Muhakkak insan çalışmasının karşılığını ilerde görecektir. Sonra ona mükafatı tam bir ecir olarak ödenecektir. Şüphesiz en son dönüş Rabbinedir. Gerçekten güldüren de O'dur, Ağlatan da O'dur." diye devam ederken, son ayetlerinde;
55- Artık Rabbinizin hangi nimetine karşı şüphe edersiniz.
56- Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
57- Yaklaşan Yaklaştı.
58- Onu Allah'tan başka kaldıracak yoktur.
59- Şimdi siz bu kelama mı şaşıyorsunuz?
60- Ve gülüyor ağlamıyorsunuz.
61- Siz gafleti benimsediniz.
62- Artık Allah'a secde edin ve Ona kulluk edin.
şeklinde bir uyarıyla devam ediyor.
GİRİŞ BÖLÜMÜ
53 Necm 55. ayette verilen nimetlere dikkat çekilerek, Kur'an'ın da bir nimet olduğuna gönderme yapılıyor. 57. ayette "yaklaşan yaklaştı" ifadesiyle dikkat kıyamete çekiliyor, o gün hatırlatılıyor, devamı niteliğinde olan Kamer Suresinin ilk ayetlerinde de aynı Kıyamet Teması işleniyor, Necm Suresinde sanki o gün haber verilirken, Kamer Suresi'nin giriş bölümünde adeta insan o güne götürülüyor.
1-Kıyamet saati yaklaştı ve ay ikiye yarıldı.(1)
2-Eğer onlar bir mucize görürlerse yüz çevirirler ve "bu sürüp gelen bir sihirdir" derler.
3-Yalanladılar ve hevalarına uydular ve her işin bir mekanı var.(2)
4-Yemin olsun onlara inkardan alıkoyacak haberler gelmiştir.
5-Hikmetli sözler sonuca ulaşmıştır fakat uyarılar artık fayda vermiyor.
6-O halde onlardan yüz çevir, O gün çağırıcı tanınmayan bir şeye çağıracaktır.
7-Onların gözleri korkudan fırlamış bir şekilde, kabirlerinden etrafa dağılmış çekirge sürüleri gibi çıkarılırlar.
8-Çağırana koşarlar ve Kafirler (Kitap, peygamber yokmuş gibi hayat yaşayanlar, kitabı peygamberi hiçe sayanlar)"Bugün çok zorlu bir gün" derler.
Bu bölümde insanoğlunun yaşayacağı en büyük güne dikkat çekiliyor. Adeta artık dananın kuyruğu koptu, işte kabirlerden çekirge sürüsü gibi dağılan insanları görüyorsunuz diyerek dikkatler, ruhlar uyarıldıktan sonra; birden bire geleceğin o dehşetli anından, bir zamanlar aynı mekanda yaşayan, Nuh as. zamanına, geçmişin derinliklerine yolculuk yapıyoruz.
GELİŞME BÖLÜMÜ
Sure'nin bu bölümünde karşımızda Hak davalarıyla Nuh as ve onunla birlik olanlar, Hud as., ve onların uyarılarına fayda vermeyen o günkü çağın insanlığı duruyor. Rabbimiz cc. bize onların akıbetini haber veriyor.
9-Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Onu hem yalanladılar, hem de deli diyerek engellediler.
10-Nihayet o da Rabbine dua etti: "Gerçekten ben mağlubum, Bana yardım et"
11-Biz de bunun üzerine hemen sağanak halinde yağmur için gök kapılarını açıverdik.
12-Yerden de gözeler (kaynaklar) fışkırttık. Derken sular da takdir edilmiş, bir iş için birbirine karıştılar.
13-Onu tahtadan perçinlenerek yapılmış gemide taşıdık.
14-İnkar edilene karşılık olarak bizim nezaretimizde akıp giderdi.
15-Biz onu ibret olarak bıraktık ama düşünen mi var?
16-Bak, Benim uyarılarım ve azabım nasıl oldu?
İşte uyaran bir peygamber ve onu engelleyip uyarıları dikkate almayan, Peygamberi hayatın dışına iten, ölüm kıyamet yokmuş hayat yaşayan bir kavim, helak olup gittiler.
"Düşünün bakalım, bir tarafta bu ibretlik olay ve bir tarafta siz, size de uyarıcılar geldi, işte Kur'an elinizin altında, kolaylaştırılmış ama hani düşünüp öğüt alanlar nerde" sorusuyla bir uyarı ve hatırlatmayla karşılaşmaktayız.
Süreç devam ediyor… Zaman değişiyor, Zaman ilerliyor, sure bütünü içerisinde kıyamet yaklaşmaya devam ediyor…
18-Ad kavmi de yalanladı. Bak benim uyarılarım ve azabım nasıl?
19-Uğursuzluğu daim bir günde geri dönüşü olmayacak bir şekilde biz onların üzerine uğultulu bir rüzgar gönderdik.
20-İnsanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi söküp atıyordu.
21-Bak benim uyarılarım ve azabım nasıl oldu?
22-Andolsun, biz Kur'anı düşünsünler ve hatırlasınlar diye kolaylaştırdık. Ama düşünen mi var?
Kıyamet yaklaşmaya devam ederken, Nuh kavminin tarih sahnesinden gidişini ve Ad kavminin yaşamlarını izliyoruz. Onlar da dünyaya aldanıyorlar. Onlara da uyarılar geliyor… Hud as. sahnede ve onlar da yalanlıyorlar, yağmur yerine rüzgarla helak oluyorlar bu sefer de. Ama sonuç yine aynı. Uyarıları dikkate almamak, yalan saymak, yok saymak…
Sizin ne farkınız var denilmekte sanki. İşte Kur'an sizi aynı şekilde uyarıyor. Kolaylaştırdık biz onu. Düşünüp anlayın, hayatınıza çıkarımlar yapın, fikir üretin diye size kolaylaştırdık. Ama düşünen hani… Hatırlatmalar ve uyarılar devam ediyor.
Rabbimiz cc. surenin başında; "Her işin mekanı var" gerçeğini hatırlatmıştı, İşte bu sefer tarih sahnesinden Ad kavmi de silinip gitti. Ve mekanı bu sefer Salih as. ve kavmi işgal etmeye başladı. Kıyamet yaklaşmaya devam ediyor.
23-Semud kavmi de uyarıları yalanladı. (Hatırlatmaları yok saydı)
24-"Bizim gibi ölümlü birine mi tabi olacakmışız. Gerçekten biz o zaman biz sapıtmış ve delirmiş oluruz." dediler.
25-"Kitap, aramızdan ona mı verildi? Oysa o yalancı şımarık biridir" dediler.
26-Yarın kimin yalancı ve şımarık olduğunu bilecekler.
27-Şimdi biz onlara fitne olarak (gerçekleri ortaya çıkaran olarak, gerçek amacı belli eden olarak deveyi gönderiyoruz. Şimdi onları izle ve sonunu bekle, sabret.
28-Ve onlara haber ver ki su aralarında sırayladır. İçme sırasında hepsi hazır bulunmuş olsunlar.
29-Nihayet onlar arkadaşlarını çağırdılar de ardından o da cesaret ederek deveyi boğazladı.
30-Bak benim uyarılarım ve azabım nasıl oldu?
31-Biz onların üzerine bir sayha gönderdik de kuru ot ve ağıl çırpıları gibi oluverdiler(5).
32-Andolsun, biz Kur'anı düşünsünler ve hatırlasınlar diye kolaylaştırdık. Ama düşünen mi var?
Bu bölümde de insan olma açısından bizimle aynı mekanı paylaşan, bizim gibi yaşam süren Semud kavmini izliyoruz. Mantıklar aslında hepsinin aynı, mazeretler farklı farklı olsa da mantık aynı. Uyarıları dikkate almamak. Nuh kavmi gereksiz görüyor, Ad kavmi kendisini güçlü kabul ediyor, Semud kavmi ise beşer bir peygamberi olmasının mümkün olmadığını, ya da bunu kabul etmeyeceklerini söylüyorlardı.