Kainatın bütün güzel düşünceleri sizlerle olsun…
Reenkarnasyon ile ilgili bir özeleştiri yaparak başlayalım ilk önce.
Bugünkü müslümanların aslında bu konuları tartışmalarına gerek bile yok…
Çünkü Müddessir Suresinde; Cehenneme gidenlere Niçin Sagar cehennemine düştüklerine dair Müslümanlar sorduklarında, Müslüman olanların Cehenneme düşme sebeplerinden biri de BATILA DALANLARLA BİZ DE BATILA DALARDIK... Yani boş işlerle uğraşanlarla biz de boş işlerle uğraşırdık şeklinde cevap vermeleri dikkat çekici. (MÜddessir Suresi 37-42.ayetleri tavsiye olunur okuyun)
Enam Suresinde Cenabı Allah... Onlar Allah'ın ayetlerini batıl şeylerle tartışmaya başladıklarında, Yani Kulluk amacı dışında boş şeyler için kullanmaya başladıklarında sakın onlarla birlikte olma, onların yanından uzaklaş" emri iki kez tekrar edilmekte ve başka ayetlerde buna paralelel açıklamalar yer almaktadır.
Keşke Müslümanlar olarak şu reankarnasyon, kuran şifresi vs. gibi tartışmalarına ayırdığımız vaktin bir kısmını da Allah'ın Kitabından bir ayet öğrenmeye, bilemediniz Peygamber sünnetinden bir hadis okumaya ayırsak… Şimdi gelelim Reankarnasyon ve esfele safiline...
Reankarnasyon inancının sebebinde GAYBA imanın yokluğu, materyalist düşünce yatmaktadır. Kur'an’ın hidayet edebilmesi için; Müslümanların beş temel özelliğe sahip olmaları lazım. Aksi halde biri eksik olsa hidayet noktasında eksik kalırlar. İşte bu yüzden Müslümanların bu tür safsatalarla kafaları karışıyor.
İşte, Bakara’nın ilk beş ayeti…
1- GAYBA İMAN EDER: Yani beş duyu organının algıladığı bilgiler dışında, sadece akıl vedeney ve gözlem metoduyla elde edilemeyen bilgiler olduğuna inanır. Yani sınırlı alandaki sınırlı bilgisiyle sınırsız alanda, metafizik ile ilgili bilgisiyle fizik ötesi hakkında bilgi vermeye kalkışmaz. Bir başka deyişle. BÜTÜN BİLGİLERİN KAYNAĞININ ALLAH OLDUĞUNA İNANIR. 2-NAMAZ KILAR; 3- EKONOMİK HAYATINDA DA ALLAH'IN KULU OLUR, infak eder,
4- KİTAPLARA GÖRE BİR HAYAT YAŞAR; KUR'AN'A GÖRE VE ALLAHTAN GELDİĞİ ŞEKLİYLE TEVRAT VE İNCİLE GÖRE;
5- Gayba imanın neticesinde AHİRET'E İNANIR... Öldükten sonra ikinci bir hayat var ve bu hayatı veren ALLAH.
Burada en önemli nokta; Reenkarnasyona inananlar ile Ahirete inananlar arasındaki en temel ayrım ne?
Bu ayrımı anlayabilmek için ise şu soruların cevabını almamız gerekiyor: Hayat Veren Kim, yaşatan kim, öldüren kim?
Müslümana göre: ALLAH, Diğerlerine göre: Nedenler veya doğal denge neyse işte.
Müslümana göre hayatı veren ALLAH. Hayat kaynağı o, ölüm de ondan gelmekte ALLAHU LAA İLAHE İLLAA HÜVEL HAYYUL KAYYUM Yani. ey insan Allah'Tan başka ilah yoktur, O hayat veren ve hayatı devam ettirendir. Yani HAy ve Kayyum dur. Öyleyse sen Hayatı sona erdiren, hayat veren ve hayatı devam ettiren, yani yaşam veren ve yaşamı devam ettirene kulak var, ona kul ol demek bu.
Örneğin hz. İbrahim Nemrut’a benim Rabbim hayat verir ve Hayatı durdurur diyordu. Nemrut da aynı şekilde ben de yaparım. Yaşam hakkı veririm ve yaşamı sonlandırırım demiş ve iki adam çağırıp birini öldürmüş diğerini serbest bırakmıştı. O zaman İbrahim as. Benim Rabbim güneşi doğudan getirir, güneş ışığıyla, gündüzü yaratarak, D vitaminiyle hayat verir. Sende güneşi batıdan getir, yani şu dünyadaki ağaçların çiçek açması, gece gündüzün tersine dönmesi gibi etkenlerle de hayat versene, yaşamı sürdürsene deyince kafir apışıp kalmıştı… işte Müslümanın gönül dünyasında ve pratik hayatında; Hayatı veren ve alan Allah, aktif bir vaziyette, unutulduğu bir an bile yok, böyle inanınca, Ahirete iman şekilleniveriyor.
Diğerlerine göre: Hayatın kaynağı akıl, doğa her neyse madde işte Böylece Allah hayatın dışında kalıyor ve sonuçta, ölümsüzlüğü arzulayan insan, reankarnasyonu icat ediveriyor, kendisine başka rabler ediniveriyor, cahilce. Bu durum aslında şunun nedeni:
Reenkarnayson görüşüne/inancına gelince, insanı bu haliyle kabul etmeyip de insanı ALLAHsız bir hayata itince, yani yaşama Allah karışmayınca, artık akıl devreye giriyor ve ALLAHTAN BAŞKA İLAH YOKtur diyemeyenler, AKLI İLAH olarak kabul ediyor ve işte böyle sapıtıyorlar ve sapık fikirlerini savunuyorlar.
Aslında bu görüşün Kaynağında da şuan yeryüzünde bulunan en eski ilahi din olan İsrailiyat'taki gazaba uğramış inançlar dayanmaktadır.
Çünkü Yahudiler Ahiret inancını Allah’ın bahsettiği şekliyle a yok saymakta ve öldükten sonra bu dünyada yeni bir yaşamın varlığına inanmaktalar. O yüzden onlar seçkin millet ve diğerleri onların köleleri. Ahirette kölelik yok, bu ise dünyada olacak elbette. Onlara göre Cennet dünyada bir yer. Oraya vadedilmiş topraklar deniyor. Eski AHİT'in yaratılış1 bölümünde Cennet'in Aden bölgesinde bir yer olduğu yazılıdır.
O yüzden Ahirette ALLAH'A hesap vermeyi ve cehennemdeki cezayı da kabullenemedikleri için, daha doğrusu eski zamanlardan bugüne kadar Allah’a, O’nun kitabına ve Dinine, özellikle Peygamberlere ve Müslümanlara yaptıklarından dolayı, hesap verememe korkusundan ötürü, dünyaya ikinci gelişi kabul ediyorlar.
İkinci olarak da bütün görüş sahiplerinin genelinin de vurguladığı gibi bu tür inançlar, müslümanların imanlarını karıştırmak amacıyla ortaya atılmış bir propagandadan başka bir şey değil.
Reankarnasyon, bugün pratik olarak aslen doğu dinlerinde görülmektedir. Budizm, Şintoizm, Hinduizm vs...
Dikkat edecek olursak Batıl ve Sapık inançlarda Tanrı bile insan şeklinde dünyaya yeniden gelir, Hıristiyanlıkta Oğul, Hinduizm de Vişnu, Hıristiyanlara göre o varlığını Kutsal ruh şeklinde seçkin insanlarda devam ettirir… Tanrı insan şekline girebildiğine göre Tanrının yarattığı bir varlık elbette böcek şekline girebilir. Zaten onların sapıtmalarından bir tanesi de fıtratı ve yaratılışı bozmaları değil miydi.
Fıtrata ve varlığa, varlık olarak değer vermeyenler, eşyaya, insana ve kendine zulmedenler, elbette Ruhlara da zulmedecekler ve onu var oluş amacı dışında başka amaçla kullanacaklardır. O varlık Ruh olsa bile.Onlar zaten ne zaman yaratılmış organlarını amacına uygun kullandılar; örneğin; Ellerini ezmek için, ağızlarını içmek için kullanıyorlar hep. İşte Allah onlar için Fıtratı bozar, yaratılışı bozar onlar buyuruyor… Elbetteki, Ahirette hesap vermekten korkanlar Reankarnasyona sığınacaklar... Allah ise soracak onlara: Bu kaçış nereye, fe eyne tezhebunn?
E, bugünkü insanların temel uğraşları, ömür uzatmak ya da ölümsüzlüğü yakalamak değil mi. Klonlama, kopyalama, genlerle oynama hepsi ne için…
Ancak o murdar varlıklarının ruhlarını bir "pire, böcek, sinek" bile kabul etmeyecek ne garip değil mi… Çünkü onlar AHSENİ TAKVİM (Enh güzel varlık) olmak istemediler, ESFELE SAFİLİN (Hayvandan bile aşağı olmayı tercih ettikler) oldular Allah hayvanların haklarını teslim ettikten sonra Hayvanlar TOPRAK OLACAKLAR... Kafirlere hesap sorup da bocalamaya başladıklarında hayvanlara özenecekler ve şöyle diyecekler…
"Keşke biz de toprak olsaydık." Hani hayvanlar toprak oldular ya... KEŞKE BİZ DE HAYVAN OLSAYDIK... diyecekler ama iş işten geçecek…
Kafirler için hazırlanmış bir cehenneme müslümanların gitmesi kadar saçma bir şey olamaz. Eninde sonunda dönüş Allah'a dır ve sonuçta ya ebediyyen cehennem, ya da ebeddiyet cennet vardır.
Mustafa SAKA
www.mustafasaka.com
cekirdek77@gmail.com